İçeriğe geç

Trafik kazasında dalak patlarsa ne olur ?

Trafik Kazasında Dalak Patlarsa Ne Olur?

Kayseri’nin o sakin akşamlarından birinde, arabanın içinde bir yanda rüzgarın sesini duyarak yol alıyorduk, bir yanda da hayatın acayip yolları hakkında düşündüm. Bir trafik kazasında dalak patlarsa ne olur, diye düşündüm, ama o soruyu içimde sesli söylemeye cesaret edemedim. Çünkü bu sorunun cevabını almak, her şeyin ne kadar hızlı değişebileceğini fark etmekti. Gerçekten hızlı…

Trafik ışıklarının yeşil yanmasıyla birlikte, işler normal gibi görünüyordu. Havanın rengi mavi, dünyadaki herkes kendi derdine, mutluluğuna, hayaline odaklanmıştı. Oysa birkaç saniye sonra, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmeden yola devam ediyordum. Hayatımın bir anı, gerçekten bir anı kalmak üzereydi. Ve benden başka kimse ne olacağını bilmiyordu.

Aniden Bir Ses ve O Anki Boşluk

Güzel bir günün akşamında, tatile çıkmaya karar vermiştik. Araba bizim küçük dünyamız olmuştu, müzik çalıyor, ben her zamanki gibi bol bol şarkı söylüyordum. O sırada, belki de çok fazla neşelendiğim için, aniden bir gürültü duyduk. Bir çarpışma sesi. Kafam karıştı. O kadar aniden oldu ki, hiçbir şeyin ne olduğunu anlamadım. Her şey çok hızlı gelişti.

Gözlerim ağrımaya başlamıştı, bedenim de bir anda yere doğru savruluyordu. Birkaç saniye, aslında sonsuz bir zaman gibi geldi bana. Ardından, bir bağırış, bir telaş ve bir ses: “Dalak patlamış!” Diğer kişi ne dedi bilmiyorum, ama o kelime hala kulaklarımda çınlıyor. “Dalak patlamış,” demek, birdenbire her şeyin değişmesi demekti. Belki çok dramatize ediyorumdur, ama o an, o kelimeyle her şey ağırlaştı.

O Anın Gerçekliğiyle Yüzleşmek

Savaş alanında gibiydim. İnsanların paniklediği, kimsenin ne olduğunu anlayamadığı bir ortamda tek başıma kalmış gibiydim. O sıralar bir şeyler söylemek istedim ama dilim tutulmuştu. Sadece, “Neler oluyor?” diye geçirdim içimden.

Gözlerimde bir karanlık vardı. Ellerim terlemişti. “Dalak patlamış” kelimesinin ne kadar önemli olduğunu bir şekilde anlamıştım. Bu, sadece bir organın hasar görmesi değil, vücudunun savunmasız kaldığı bir durumdu. Yaşamak ile ölüm arasında o ince çizgi… İnsan, hayatın her anını kaybetmeyi istemiyor. O an, o kadar yakındım ki.

Bir yanda tıp kitaplarında okuduğum “dalak patlaması” tanımlarına bir an kafamda göz attım. Dalak vücutta hayatı sürdürebilmek için önemli bir organ olsa da, kaybedilmesi her zaman sonuca yol açmazdı. Ama işte, o an hastaneye varana kadar her şey çok bulanıktı. “Trafik kazasında dalak patlarsa ne olur?” diye düşünürken, bunu gerçekten öğrenmenin tek yolunun vücutta ne kadar hasar olduğunu görmek olduğunu fark ettim.

Hastane ve Hissettiklerim

Bir zamanlar hastaneye girmeye korkardım. Çocukken, orada bir şeyler olur ve beni bir şekilde kaybederim diye hep endişelenirdim. Ama işte, o korkunun içinde, zamanın ne kadar acımasız olduğunu bir kez daha fark ettim. O kadar sakin olmaya çalışıyordum ki, ama içimde bir şeyler titriyordu. Dalak patlaması gibi bir şeyin, seni ölüme çok yaklaştırabileceğini düşündüm. Ama aynı zamanda, hiçbir şeyin kesin olmadığını da düşündüm.

Bedenim uyuşmuş gibiydi. Gözlerim dolmuştu, ama kimseyi kırmak istemedim. Aniden o kadar olgunlaştım ki, her şey bir hayal gibi geldi. Tıbbi süreçlerin hızla devam etmesi gerekiyordu, ama o anki duygumu anlatmak çok zordu. Yaşamın en kırılgan anlarında, insan sadece yaşamak istiyor. “Trafik kazasında dalak patlarsa ne olur?” sorusunun cevabı, hayatta kalmaya karar vermekti aslında. Kendini bir şekilde kurtarmak…

Sonra Ne Oldu?

Bir süre sonra hastane odasında, sakinleşmeye başladım. Evet, trafik kazasında dalak patlamıştı, ama benim için bir mucize vardı. Bunu atlatabilirdim. Her şey geçerdi. Ve bir anda düşündüm: “Ben nasıl hissettim bu süreçte?” Tüm o endişelere, karanlık düşüncelere rağmen, sonunda hayatta kalmak demek, bambaşka bir şans demekti. Yaşamı daha derin hissetmek, küçük anların ne kadar kıymetli olduğunu fark etmek… İşte bu anlarda, insan duygusal olarak büyüyor.

Kazanın ardından uzun bir süre kendime gelemedim. Ama bir şeyi çok iyi anlamıştım: Hayat kısa ve bazen, neredeyse her şey bir anda değişebiliyor. Bu kazada vücudumdan bir parça eksildi, ama hayatta kalan parçam daha güçlüydü. Bu travma, içimdeki boşlukları doldurdu. Kendiyle barışmak, hayatta kalmak, her şeyin gerçekten değerli olduğunu görmek…

Sonuç: Hayat, Ne Kadar Kıymetli Olduğunu Hatırlatır

Her ne kadar dalak patlaması hayatı tehdit eden bir durum olsa da, hayatta kalmak, her şeyin başıydı. Yavaşça iyileştim, ama o an, o trafik kazasında dalak patlarsa ne olur sorusunun cevabı şu oldu: İnsan, ne olursa olsun hayatta kalmalı. Çünkü her şeyin bir anda değişebileceği bir dünyada, bir saniye bile o kadar değerli ki, onun kıymetini bilmek gerekir.

Ve bugün, hala yaşadığım her anı, bir mucize olarak kabul ediyorum. O kazadan sağ çıkmak, bana sadece hayatta kalmanın ne demek olduğunu değil, yaşamanın da ne kadar önemli olduğunu öğretti. Dalak patlasa da, bazen hayatta kalmanın çok başka bir anlamı vardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güncel girişhttps://www.tulipbet.online/