Şunu açıkça söyleyeyim: “Kamusallaştırmak” sözcüğü kulağa çok teknik gelse de, aslında hayatımızın tam ortasında duran politik, toplumsal ve duygusal bir kavram. Ve bu kelimeye nasıl baktığımız, dünyaya nasıl baktığımızla birebir bağlantılı. Kamusallaştırmak Ne Demek? TDK’nin Tanımıyla Başlayalım Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre kamusallaştırmak, “bir şeyi kamuya ait hâle getirmek, özel mülkiyet veya özel kontrol alanından çıkarıp herkesin kullanımına ve yararına sunmak” anlamına gelir. Bu tanım ilk bakışta son derece net görünür: Kamusallaştırmak demek, “herkesin ortak malı hâline getirmek” demektir. Ancak bu kelimenin anlamı, sadece mülkiyetle ilgili değildir; siyaset teorisinden şehir planlamasına, sosyal haklardan dijital dünyaya kadar geniş bir anlam evrenine…
10 YorumYazar: admin
Kamil Koç Kedi Kabul Ediyor mu? Tutarsızlıkların Gölgesinde Bir “Politika”yı Konuşmanın Tam Zamanı Samimi ama net olalım: Kamil Koç’un kedi (ve genel olarak evcil hayvan) politikası, şirketin kendi sayfaları arasında bile birbirini yalanlayan metinlerle dolu. Bir yanda küçük kafes ölçüleri verip otobüs içinde taşımaya “evet” diyen bir metin, diğer yanda hayvanı yalnızca bagajda ve “veteriner kontrolünde uyutarak” taşımayı şart koşan bir başka metin… Bu tablo sadece kafa karıştırmıyor; güven zedeliyor, vicdanı yaralıyor ve sosyal adalet tartışmasını tam da toplu taşımanın kalbine taşıyor. ([Flixbus][1]) Kısa cevap: Resmî “Genel Taşıma Koşulları” küçük kafesle kabin içinde evcil hayvana kapı aralarken, “Bagaj” sayfası uyuşturma…
Yorum BırakKaç Çeşit Şirk Vardır? İnanç, Benlik ve Zihin Arasındaki Görünmez Sınırlar Bir psikolog olarak insan zihninin derinliklerine indiğimizde, inanç ve davranış arasındaki karmaşık ilişkiyi fark ederiz. Bireyler, çoğu zaman farkında olmadan dışsal güçlere, nesnelere ya da kendi benliklerine aşırı anlam yüklerler. Bu durum, sadece dini bir mesele değil; aynı zamanda psikolojik bir olgudur. Şirk kavramı, insanın anlam arayışıyla kendi egosunun kesiştiği noktada doğan bir zihinsel çatışmadır. Bu yazıda, “kaç çeşit şirk vardır?” sorusuna yalnızca teolojik bir yanıt aramak yerine, olguyu bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojinin merceğinden inceleyeceğiz. Çünkü şirk, sadece Tanrı’ya ortak koşmak değil, aynı zamanda zihnin kontrolsüz anlam üretme…
16 YorumEn İyi Termal Hangi Şehirde? Şifanın Peşinde Bilim ve İnsan Hikâyeleriyle Bir Yolculuk Sıcak suyun buharı yüzünüze çarptığında, bedeninizin derinliklerinde bir rahatlama hissi belirir. Belki yorgun bir haftanın ardından gevşemek istersiniz, belki de yıllardır süregelen bir ağrının dindirilmesini umut edersiniz. Her ne sebeple olursa olsun, kaplıcalar insan bedeninin ve ruhunun en eski sığınaklarından biridir. Peki ama “En iyi termal hangi şehirde?” sorusunun cevabı neye göre verilir? Sadece suyun sıcaklığına mı, mineral zenginliğine mi, yoksa orada yaşanan insan hikâyelerine mi bakmalıyız? Termalin Gücünü Anlamak: Bilimin Söyledikleri Kaplıca suları, yer altındaki jeotermal hareketlerin etkisiyle ısınır ve yüzeye çıkarken beraberinde kalsiyum, magnezyum, sülfat…
12 YorumAhiret Terazisi: Geleceğin Vicdan Ölçüsü mü Olacak? Bir gün gelecek, belki de bugünden çok daha yakın… İnsanlık, yaptıklarının hesabını yalnızca mahkeme salonlarında, sosyal medyada ya da kendi vicdanında değil, daha derin ve evrensel bir terazide verecek. Bu yazıyı yazarken aklımdaki tek şey şu: Ahiret terazisi kavramı yalnızca dini bir inanç değil, geleceğin insanlık bilinci ve ahlaki düzeninin de temeli olabilir mi? Haydi birlikte bu fikri irdeleyelim, düşünelim ve geleceğin vicdan haritasını birlikte çizelim. — Ahiret Terazisi Nedir? Manevi Hesaplaşmanın Evrensel Kavramı Ahiret terazisi, İslam başta olmak üzere birçok inanç sisteminde insanların dünyada yaptıkları iyilik ve kötülüklerin tartılacağı, adaletin mutlak anlamda…
14 YorumGöstericilik Ne Demek? Siyasetin Sahnesinde Güç, İdeoloji ve Vatandaşlık Güç ilişkilerinin görünür olduğu her alanda bir sahne vardır. Bir siyaset bilimci olarak, bana göre bu sahnede yalnızca iktidar değil, aynı zamanda toplumun kendisi de oynar. “Göstericilik” kavramı da tam bu noktada, modern siyasetin teatral doğasını anlamamıza yardımcı olur. Göstericilik, yalnızca protesto edenin elinde pankart tutması değil; aynı zamanda bir ideolojik anlatının, bir kimlik ifadesinin ve bir güç mücadelesinin görünür hale gelmesidir. Bugün “göstericilik” dendiğinde çoğu insanın aklına sokak protestoları, yürüyüşler ya da mitingler gelir. Oysa göstericilik bundan çok daha fazlasıdır: bir kamusal performans biçimidir, yani iktidar karşısında bireyin ya da…
10 YorumGörünmez İnsan Nedir? Varlığın Sessizliği Üzerine Felsefi Bir Deneme Bir filozofun gözünden bakıldığında, “görünmez insan” kavramı yalnızca fiziksel bir yokluk değil, varlığın kendisini gizleyen derin bir metafordur. Görünmezlik, bazen bir kaçış biçimidir; bazen de varlığın dünyadaki yankısız çığlığıdır. Peki insan neden görünmez olmayı seçer — ya da neden görünmez hale getirilir? Bu soru, bizi hem etik hem de ontolojik bir sorgulamaya götürür: Görünmez olmak bir özgürlük müdür, yoksa varoluşun reddi mi? Epistemolojik Bir Bakış: Bilginin Kör Noktasında İnsan Epistemoloji, bilginin doğasını ve sınırlarını inceler. Görünmez insan, bu sınırların içinde tanımlanamayan, bilginin radarına girmeyen varlıktır. Modern toplum, bilgiyi ölçülebilir, gözlemlenebilir ve…
8 YorumEğitimde Güdülenme Ne Demek? Öğrenmenin Kalbinde Yatan Güç Bir eğitimci olarak yıllardır gözlemlediğim en temel gerçek şu: öğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değildir; aynı zamanda bir dönüşümdür. İnsan öğrenirken sadece beynini değil, kalbini de kullanır. Bu yüzden eğitimde başarıyı belirleyen en önemli faktörlerden biri güdülenmedir. Bir öğrenci, öğrenmeye neden ihtiyaç duyduğunu anladığında, bilgi artık soyut bir kavram olmaktan çıkar; kişisel anlam kazanır. Peki, eğitimde güdülenme ne demek? Bu yazıda, öğrenme teorilerinden pedagojik yöntemlere, bireysel ve toplumsal etkilerden kişisel farkındalığa uzanan bir yolculuğa çıkacağız. Güdülenmenin Tanımı: Öğrenmenin İçsel Motoru Eğitimde güdülenme, öğrencinin öğrenmeye yönelmesini sağlayan içsel ya da dışsal güç olarak…
12 YorumDayı Kamber Nasıl Yazılır TDK? Toplumun dilini, düşüncesini ve hatta duygularını yansıtan kelimeler, çoğu zaman sandığımızdan daha fazla anlam taşır. “Dayı Kamber” ifadesi de tam olarak böyle bir örnek. Hem yöresel bir seslenişi hem de halk kültüründe mizahi bir yeri olan bu ifade, yazılışında sık sık karıştırılan bir terimdir. Ancak mesele sadece bir kelimenin doğruluğu değil; aynı zamanda kültürel çeşitliliğin, toplumsal cinsiyet rollerinin ve dilin içindeki sosyal adalet dengesinin nasıl şekillendiğini anlamaktır. Dayı Kamber Nasıl Yazılır TDK? Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre bu ifade “Dayı Kamber” şeklinde ayrı yazılır. Buradaki “Dayı” kelimesi, hem akrabalık bağı hem de Anadolu kültüründe bir…
10 Yorum7 Şubat Ne Kandili? Işığın, Affın ve Duaların Gecesi Üzerine Bir Yolculuk Takvim yapraklarını çevirirken bazen öyle özel tarihlerle karşılaşırız ki, sadece bir gün değildir onlar; kalplerin yumuşadığı, duaların göğe yükseldiği, geçmişin affedildiği ve geleceğin umutla kucaklandığı zaman dilimleridir. 7 Şubat da işte tam olarak böyle bir gün. “7 Şubat ne kandili?” diye merak edenler için bu yazı, hem verilerle desteklenmiş hem de ruhu ısıtan hikâyelerle zenginleştirilmiş bir yolculuk olacak. Hazırsanız, kandillerin anlam dünyasına birlikte adım atalım. 🌙 7 Şubat Ne Kandili? – Regaip Kandili’nin Anlamı 7 Şubat, 2025 yılı için Regaip Kandili’dir. Hicri takvime göre Recep ayının ilk perşembe…
8 Yorum